Yıllardır bize çürükleri önlemek için florür kullanmamız gerektiği söylendi. Ancak bu gerçekten doğru mu?
Çürükler florür eksikliği nedeniyle oluşmaz—çünkü dişlerimiz doğal olarak florür içermez. Çürüklerin gerçek sebeplerınden bırı aslında mineral eksikliğidir, bu da dişleri korumanın en iyi yolunun remineralizasyon, yani kaybedilen mineralleri geri kazandırmak olduğunu gösterir.
Ama konu burada bitmiyor.
Florür Hakkında Bilmediğiniz Gerçekler
Florür aslında alüminyum üretiminin bir yan ürünüdür. Yani florürlü diş macunu kullandığınızda, yutmasanız bile lenfatik sisteminize alüminyum girer.
Florürün en büyük dezavantajlarından biri, yüksek dozlarda nörotoksik olması ve beyin üzerinde toksik etkiler yaratmasıdır.
Araştırmalar, florür maruziyetinin şu sağlık sorunlarıyla bağlantılı olabileceğini göstermektedir:
- Alzheimer hastalığı
- Hafıza kaybı
- Hormonal dengesizlikler
- Nörolojik hastalıklar
Peki, vücudumuzun zaten tanıdığı ve kullandığı doğal bir alternatif varken, neden hâlâ alüminyumun toksik bir yan ürününü kullanmaya devam edelim?
Florür vs. Hidroksiapatit: Temel Farklar
1 – Nasıl Çalışırlar?
- Florür, diş yüzeyinde florapatit adı verilen ince bir tabaka oluşturarak asitlere karşı koruma sağlar ancak kaybolan mineralleri geri kazandırmaz.
- Hidroksiapatit (HAp), diş minesine doğal olarak entegre olur, kaybolan mineralleri geri kazandırır, küçük çatlakları doldurur ve dişleri içeriden güçlendirir.
2 – Florür: Alüminyumun Bir Yan Ürünü
- Florür, endüstriyel bir atık madde olup, nörotoksiktir ve Alzheimer, hafıza kaybı ve hormonal dengesizliklerle ilişkilendirilmiştir.
- Hidroksiapatit, dişlerimizin %97’sini oluşturan doğal bir mineraldir ve diş minesine mükemmel şekilde bağlanır.
3 – Toksisite
- Florür, beyinde, kemiklerde ve tiroidde birikebilir, uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açabilir.
- Hidroksiapatit, biyouyumlu ve tamamen güvenlidir, yutulsa bile toksik değildir.
4 – Ağız Florası Üzerindeki Etkileri
- Florür, zararlı bakterileri öldürürken ağızdaki yararlı bakterilere de zarar verir, mikrobiyom dengesini bozabilir.
- Hidroksiapatit, ağızdaki sağlıklı bakterileri destekler, zararlı bakterilerin diş minesine tutunmasını engeller.
5 – Bilimsel Araştırmalar ve Etkinlik
- Florür, çürükleri önlemeye yardımcı olsa da uzun vadeli sağlık riskleri taşır.
- Hidroksiapatit, NASA tarafından araştırılmış, bilimsel çalışmalarda florür kadar etkili olduğu kanıtlanmış ve Japonya’da altın standart olarak kabul edilmiştir.
6 – Çocuklar İçin Güvenli mi?
- Florürlü diş macunları, yutulması durumunda risk taşır, diş florozuna (beyaz lekeler) ve olası nörolojik etkilere yol açabilir.
- Hidroksiapatitli diş macunları, çocuklar için tamamen güvenlidir ve gelişmekte olan dişleri toksik olmadan güçlendirir.
Şimdi popüler olmaya başlasa da, bu aslında yeni bir keşif değil—onlarca yıldır kullanılıyor. Biz yeni duymaya başladık sadece.
Bu yalnızca bir teori de değil—NASA, hidroksiapatiti yıllardır araştırıyor ve kullanıyor.
NASA, astronotların uzayda dişlerini ve kemiklerini koruyabilmesi için hidroksiapatit takviyeleri üzerine çalıştı.
Japonya’daki Sangi şirketi, NASA’nın hidroksiapatit üzerine yaptığı çalışmalardan ilham alarak, hidroksiapatitin dişlerde nasıl bir etkisi olabileceğini araştırdı ve şu sonuca vardı:
Hidroksiapatit, dişlerimizin doğal mineralidir. Eğer diş macununa eklenirse, günlük fırçalama sırasında kaybolan mineralleri geri kazandırabilir.
Sangi, 1974 yılında NASA’nın hidroksiapatit teknolojisini keşfetti ve 1980 yılında dünyanın ilk hidroksiapatit içeren diş macunu olan APADENT’i piyasaya sürdü.
Başlangıçta “dünyanın en pahalı diş macunu” olarak bilinse de, bugün Japonya’da 40 yılı aşkın süredir altın standart olarak kabul edilmekte ve kullanılmakta.
Peki Ya Doğal Diş Macunları?
Birçok insan florürden kaçınmak için doğal, florür içermeyen diş macunlarını tercih ediyor. Ancak burada önemli bir sorun var:
Çoğu doğal diş macunu remineralizasyon sağlayan aktif bir bileşen içermez, yani: Zararlı olmayabilir, ancak dişlerinizi de korumaz ve güçlendirmez.
Bugün bilimsel çalışmalar gösteriyor ki hidroksiapatit, florür kadar etkili ve daha güvenli.
O halde neden hâlâ zararlı bir alternatifi seçelim?
Referanslar:
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31839988
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39761023
https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC6320968